Atatürk ve Havacılık

Yazar :

10 Kasım… Hepimizi her yıl daha da üzen bu tarih, Ulu önderimizin ölüm yıldönümü…

Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün 82. ölüm yıldönümünde biz de onu kendi penceremizden anarak; Atatürk ve havacılık tutkusundan bahsetmek istedik.

Atatürk, cumhuriyetin daha ilk yıllarında, havacılık günümüzdeki kadar gelişmemişken dahi havacılıkla ilgilenmeye başlamıştır. Bu Atatürk’ün en büyük tutkularından biri haline gelmiştir. Havacılıkla ilgili bütün yabancı yayınları izlemiş, bu konudaki gelişmeleri Türkiye’de de uygulamaya çalışmıştır. O dönemlerde aya veya başka gezegenlere yolculuk düşünülmüyorken dahi Atatürk ileri görüşlülüğü ile bunları düşünmüş ve bunlar için adımlar atmıştır.


Sabiha Gökçen

Manevi kızı Sabiha Gökçen’i havacılığa kazandırmış, eğitimler almasını sağlamış ve Atatürk sayesinde Sabiha Gökçen ilk kadın savaş pilotu unvanını almıştır.

Sabiha Gökçen’in havacılık kariyerinin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. https://blog.havacilikpsikolojisi.net/goklerin-kizi-sabiha-gokcen/ 


Türk Tayyare Cemiyeti

Günümüzdeki Türk Hava Kurumu; 16 Şubat 1925’te Atatürk’ün talimatıyla “Türk Tayyare Cemiyeti” ismiyle kurulmuştur. 1935’te alınan kongre kararı ile ismi değiştirilmiştir.

Ulu Önder Atatürk’e göre Türk  Tayyare Cemiyeti’nin amaçları; Türkiye’de bir havacılık sanayisi kurmak ve havacılığın spor ve turistik alandaki faaliyetlerini geliştirirken; askeri, ekonomik ve siyasal alanlar da da önemini vurgulamaktır. Ayrıca Atatürk bu kapsamda, havacılık faaliyetleri için gerekli araç ve gereçlerin hazırlanmasını ve tüm bunlar için havacılığa gönül veren gençler yetiştirilmesini istemiştir.

Atatürk her alanda Türk ulusunun kendi başarısını, en yeni teknolojiyi Türk ulusunun üretmesini istemekteydi. Bu durum havacılık alanında da değişmedi. Kendisi tüm halkı havacılığa ısındırmaya çalışıyor ve havacılığın gelişmesi için herkesin elinden geleni yapmasını ve gerekli yardımlarda bulunmasını istiyordu. Nitekim bunda başarılı da olmuştur. Atatürk, Türk Hava Kurumu’na değişik kaynaklardan 21 gelir kalemi oluşturmuş, olayı devletin değil milletin bir uğraşı haline getirmiştir.

 


Eğitim

Atatürk’ün istekleri hayal olarak kalmamış ve havacılığın gelişmesi için gereken adımlar hemen atılmıştır. Türk Tayyare Cemiyeti Tarafından “Tayyare Makinist Mektebi” ardından, Kayseri’de “TOMTAŞ Uçak ve Motor” fabrikasını kurulmuştur. Ayrıca A-19 ve A-20 uçaklarının üretimi, bakım ve onarımları Türkiye’de yapılmaya başlanmıştır.

Atatürk’ün bu yoğun çalışmaları sonunda, havacılıkla ilgili bir okulun kurulması da gecikmemiştir. Adını kendisinin koyduğu Türkkuşu, artık sivil havacı gençliğin emrindeydi. Burada gençler uçuşu, planör kullanmayı, paraşütle atlamayı, kısacası havacılıkla ilgili her şeyi bilimsel bir şekilde en iyi öğretmenlerden öğreneceklerdi.

3 Mayıs 1935’de Türkkuşu’nun yurt hizmetine açılışı dolayısı ile Atatürk havaalanında yaptığı konuşmada ‘Türk çocuğu, her işte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde, gökte seni bekleyen yerini az zamanda dolduracaksın. Bundan, gerçek dostlarımız sevinecek, Türk ulusu mutlu olacaktır.’ cümlelerini kullanmıştır.

 


Atatürk Gözünden Havacılık Geleceği

‘İstikbal göklerdedir. Göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar.’ Bu sözler Atatürk’ün havacılığa verdiği önemi belki de en net ifade eden sözlerdir.

Ayrıca “Kanatlı bir gençlik memleketin geleceği bakımından en büyük güvencedir. Bir gün batılı ayaklar Ay’da ayaklarının izlerini bırakacaklarsa, bunların arasında bir de Türk’ün bulunması için şimdiden çalışmalara girişmek, aşamalar kaydetmek gerekir.” sözü havacılığın gelecekteki önemi ile ilgili öngörüsünü de göstermektedir.

Atatürk 1936 yılında Eskişehir Tayyare Alayını ziyaret etmiş ve “Geleceğin en etkili silahı da, aracı da hiç kuşkunuz olmasın tayyaredir. Bir gün insanoğlu tayyaresiz de göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize haber yollayacaktır. Bu mucizenin gerçekleşmesi için 2000 yılını beklemeye gerek kalmayacaktır. Gelişen teknoloji daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise, batıdan bu konuda fazla geri kalmamayı temindir.” sözlerini kullanmıştır.

Not: Atatürk bu kadar havacılığa ve uçmaya tutkuluyken uçtuğuna dair hiç kesin kanıt bulunamamıştır. O dönemde uçaklar günümüz koşulları kadar gelişmiş değildi ve yeterince güven vermiyordu bu sebeple de o zamanın hükümeti Atatürk’ün uçağa binmesine kesinlikle karşı çıkmaktaydı.  Bu sebeple de Atatürk’ün hiç uçağa binmediği bilinmektedir. Bazı kaynaklarda Atatürk’ün gizlice uçağa bindiğine dair iddialar bulunsa da kesin olarak böyle bir bilgi yoktur.


Yazan: Psk. Esen Şen

Kaynakça: 

Erenli M. Atatürk ve Havacılık

www.hvkk.tsk.tr

Gökçen S. 1982. Atatürk’ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, Türk Hava Kurumu Yayınları–2, İstanbul 

www.thk.org.tr

 

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog