Mariner 2: Gezegenler Arası Yolculuk

Yazar :

Mariner 2, yakın mesafeden başka bir gezegeni incelemek için ilk uzay görevinde. Venüs gezegenini geçiyor. Aralık, 14, 1962. 

Hedef Adı:Venüs Misyon: Mariner Uzay aracı:Mariner 2 Ürün boyutu: 1515 x 1218 pixels (w x h) Yapımcı:JPL ( Jet Propulsion Laboratory- Jet Sevk Laboratuvarı) Tam Çözünürlüklü TIFF: PIA04594.tif(3.492 MB) Tam Çözünürlüklü JPEG: PIA04594.jpg(330.3 kB) 

Karşınızda Mariner 2, dünyanın ‘ilk’ gezegenler arası yolculuk yapan uzay aracı. İsminin Mariner olması bizim onu gezgin olarak nitelendirmemizi ve doğanın zorluklarına meydan  okuyup her şeye rağmen yola devam edeceğine inanmamızı sağlıyor.  Mariner misyonuyla başlayan projenin hikayesini anlatmaya başlamadan önce size Mariner 2’ nin gerçekleştirdiği ilklerden bahsetmek istiyorum: 

  1. Venüs’ ün sıcaklığı ilk kez kaydedildi ve yaklaşık 500 santigrat derece olarak kaydetti.
  2. Venüs’ün manyetik alanı olmadığını keşfetti.
  3. Gezegenler Arası Alan hakkında bilgiler buldu.
  4. Güneş rüzgarının yoğunluğunu, hızını, bileşimi ve varyasyonu ilk kez ölçüldü.

Peki yukarıda sıraladığım ilkleri nasıl gerçekleştirdi? 

Geliştirilen ve daha sonraki tekniklere öncülük edecek olan ‘yer tabanlı radyo teleskopları,  mikrodalga radyometresi, mikrodalga sondaj ve kızılötesi sondaj’ teknikleriyle bu başarılara imza attı. Hatta bugün bu teknikler dünyanın değişen iklimi ve hava tahminlerini modelleme konularında kullanılıyor. 

Ve Mariner 2’ nin Hikayesi 

1959′ un sonunda Nasa, bünyesine kattığı Jet Sevk Laboratuvarının rolünü, ‘Ay ve gezegenlere gönderilecek insansız uzay araçları geliştirme’ olduğunu ilan etti. Nasa yaptığı lansmandan hemen sonra JPL’ den çok sınırlı bir zaman içinde (sadece 11 ay) Atlas güçlendiricisini ve Agena B üst aşamasını barındıracak şekilde ikiz uzay aracı inşa etmesini istedi. Ve böylece Mariner’ in hikayesi başlamış oldu. Çünkü tasarlanması istenen dünyanın ilk başarılı gezegenler arası uzay aracıydı.

İlk tasarım olan Mariner 1’ in planlaması mikrodalga radyometresi ile gözlemler yapacak şekilde tasarlandı. Venüs diski üzerinden tarama yaparak, mikrodalga radyasyonunun gezegenin uzayda artmış mı yoksa azalmış mı olduğunu belirleyecekti. Plana göre; Ekstremite kararması Sagan’ın sera modelinin doğru olduğunu gösterecek çünkü yüzeyden gelen radyasyon ekstremite yakınındaki çıkış yolunda daha fazla emilime maruz kalacak ve yine çünkü Ekstremite parlaklığı iyonosfer modelini tercih edecek ama ne yazık ki bu test o sırada uzamsal çözünürlükleri çok küçük olduğu için dünya tabanlı radyo teleskopları kullanılarak gerçekleştirilemedi ve Mariner 1, 21 Temmuz 1962 yılında Venüs’e gitmek üzere belirli bir rota izleyerek ilk uçuşunu denedi ancak araç fırlatıldıktan kısa bir süre sonra kendini yok etti.


(Yandaki resim projelerin devam etmesi için toplanan bağış makbuzunu göstermektedir). 

Mariner 2 misyonu ise, ABD ve SSCB arasındaki uzay yarışının zirvesinde ve SSCB’nin tüm koşullarını zorladığı bir zamanda geldi. 27 Ağustos 1962’de bir Atlas-Agena roketinden fırlatılarak Venüs’ün yaklaşık 34.000 kilometre (21.000 mil) yanından geçti ve böylece Venüs atmosferi hakkında hiç bilinmeyen yepyeni değerli bilgileri dünyaya göndermeyi başarabildi. Mariner 2′ nin kalbi “Merkezi Bilgisayar ve Sıralayıcı” (Central Computer and Sequencer- CC&S) olarak adlandırılan bir sistemdi. Tabii bu bir bilgisayar sistemi değildi, komutları önceden belirlenen ve açılış saatine göre işleme girmesini sağlayan bir zaman sıralayıcısıydı. Savaş filmlerinde gördüğümüz nam-ı diğer ‘Hedefe Kilitlenme’ durumu.

Mariner 2 için hedefe kilitlenme eksi 15 dakika açılış saatinde, karşılaşma sırası Venüs’e en yakın konumundan 12 saat sonra başlayacak şekilde ayarlandı.


Tabi her şeyin ince ince hesaplanmış olmasına rağmen Mariner 2’ nin yolda başına gelmeyen şey kalmadı desek yerinde olur

Mariner 2 yoluna devam ederken problemler ortaya çıkmaya başladı. Sahip olduğu iki güneş panelinden birinde kısa devre oluştu, arıza kendini düzeltti fakat sonra yine ortaya çıktı. Bu büyük bir problem olmasına rağmen kısa devre deyim yerindeyse Mariner 2’ nin hayatını kurtardı. Çünkü yapılan planların arasında Mariner 2’nin Güneş’e yaklaştığı zaman 8 gün boyunca ‘bilimsel enstrümanların gücünü’ korumak için panellerini kapatmasını gerekiyordu.

Böylece kısa devre yeterli enerji kesintisini doğal yollarla sağlamış oldu. Ah! Ne kadar çıkarcı bir kaşif bu Mariner 2. Tabi Mariner 2’ nin problemi sadece bu değildi aynı zamanda aşırı ısınma gibi bir durumla karşı karşıya kalmıştı. Uzay aracını güvenli bir çalışma sıcaklığında tutmak için tasarlanan 18 termal kontrol sistemi yeterince iyi çalışmıyordu. 16 Kasım’da bir sıcaklık sensörü sınırına ulaştı ve Mariner 2 dünyaya ‘ölmek üzereyim’ sinyalini gönderdi. Dünya’dan bu sinyali alan proje yönetici Jack James ‘Artık sadece bekleyebilir ve umut edebiliriz’ diyerek yapacak bir şeyleri olmadığını kibarca dile getirdi. Korkuyla beklenen sonuç en sonunda müjdeye dönüştü ve Mariner 2, 35.000 km mesafeden Venüs’e yaklaşarak Radyometre taramalarını Venüs diskinde gerçekleştirdi.

Korkusuz ve her şeye rağmen yoluna devam etmekten vazgeçmeyen kaşif Mariner 2 gezisini 3 Ocak 1963 yılına kadar devam ettirdi. 


Yazan: Psk. Dan. Ece Erdoğdu 

KAYNAKÇA 

Bailey, J. (2013). Mariner 2 and its Legacy: 50 Years on. arXiv preprint arXiv:1302.3675. 

NASA Photojournal. Image Credit:NASA/JPL, Image Addition Date: 2003-06-27. 

O’Donnell, F. (1987). Mariner 2 and beyond-Planetary exploration’s first 25 years. 

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog