Fermi Paradoksu

Yazar :

Bin yıllardır bu koskoca evrende tek başımıza mıyız sorusu her insanın ufakta olsa aklının bir köşesinde elbette yer etmiştir. Fermi paradoksu ise; evrenin inanılmaz büyüklüğü içerisinde yalnız olamayacağımızla, yapılan bilimsel çalışmalar ve araştırmalar neticesinde ortaya konan verilerin bize gösterdiği kadarıyla (ki en temel verilerden bazıları biyolojik bir yaşam izi bulunmamasıdır) yalnız olduğumuzu öne sürenlerin arasında kalır.

Samanyolu galaksisinde 200 ila 400 milyar civarında yıldız olduğu tahmin edilmektedir. Evet yanlış duymadınız. Gezegen değil, yıldız sayısı. Evren çok büyük olduğu için kullanılan ölçü birimi ışık yılıdır. Evren ölçeğinde kullanılan sayılar bir müddet sonra değersizleşir. Işık bir saniyede 300.00 kilometre, yılda 9 trilyon kilometre yol alır. Samanyolu galaksisinin çapı ise 100 bin ışık yılıdır. Bu sadece bizim galaksimizin büyüklüğünü gözler önüne sermekte. İşin çığırından çıkan kısmı ise gözlemlenebilir evrende 4 yüz milyar civarında galaksi olduğu düşünülüyor. Peki bu koskoca evrende insanoğlu tek başına mı?

Enrico Fermi 1950’de Los Alamos ulusal laboratuvarında bir öğle yemeği sırasında meslektaşlarıyla arasında hem ilginç hem de sıradan bir konuşma sırasında; evren çok büyük ve bir o kadar da yaşlı olmasına rağmen neden sayısız uygarlığa tanıklık yapamıyoruz? “Herkes nerede?” şeklinde o basit ama cevaplanamaz soruyu sormuş. Enrico ilk nükleer reaktörü yapılandıran Nobel ödüllü bilim adamıdır. Ancak makalelerinde tek bu konuyla ilgili tek bir sözcük dahi yoktur. Fermi’nin ölümünden yaklaşık 25 yıl sonra, burada yoklarsa demek ki gerçekten yoklar ifadesi olarak 1975’li yıllarda Michael Hart’ın bir makalesinde geçiyor. 1980’li yıllarda ise bu sefer Frank J. Tipler milyarlarca yıldızı kolonize edecek kaynağı kim nereden bulacak ifadeleriyle Fermi paradoksunun somut anlamda babaları diyebiliriz.

Bir galaksinin kolonize edilmesinin 4 milyon yıl süreceği tahmin ediliyor. Evren 14 buçuk milyar yıl yaşında. Dünya ise 4 buçuk milyar yıl önce var oldu. Herhangi bir akıllı yaşam formuyla karşılaşmamamız bu galakside yalnız olduğumuzu gösteriyor.

Nikolai Kardeshev medeniyetleri kullandıkları enerjilere göre 3 kısma ayırır. 1.kısım medeniyetler kolonize oldukları gezegenin tüm enerjisi kullanırlar. Biz bu medeniyet tanımının %70’lik kısmına giriyoruz. Ancak birkaç yüzyıl içinde 1.tip medeniyet seviyesinde olmamız bekleniyor. 2.tip medeniyetler tıpkı Dyson küresinden olduğu gibi yıldızlarının tüm enerjilerini kullanabilmektedirler. 3.kısım ise bulundukları galaksiyi tümüyle kolonize etmiş medeniyetler olarak ayırmıştır. Ancak medeniyetlerin geçiş yaşayabilmesi için büyük filtreden geçmeleri gerekir. Fermi Paradoksuna göre şu ana kadar hiçbir medeniyet büyük filtreden geçemediği için de yalnız olabiliriz.

Biz başka akıllı yaşam formları için arayıştayız. Ancak Stephan Hawking’inde şöyle çarpıcı bir ifadesi var; “Eğer uzaylılar bizi ziyaret ederse, sonuç, Kolomb Amerika’ya ayak bastığındaki gibi olur. Ki bu Kızılderililer için hiç iyi olmamıştı.”


Yazan: Yasin Doğru

Kaynakça:

https://youtu.be/sNhhvQGsMEc

https://www.space.com/25325-fermi-paradox.html

https://evrimagaci.org/kardashev-olcegi-nedir-medeniyetimiz-gelecekte-neye-benzeyecek-961

 

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog