Havada Kalan Taciz

Yazar :

Bu yazıda Hong Kong’da EOC ve HKFAA işbirliği ile 2014 yılında yapılan kabin memurlarının uğradığı cinsel tacizi konu alan araştırma açıklanmıştır. Araştırma kabin memurları tarafından doldurulan anketlerin sonuçları üzerinden değerlendirilmiştir.

Araştırmaya katılanların %27’si kendilerinin, %47’si ekip arkadaşlarının önceki yıl uçuşlar sırasında cinsel tacize uğradığını ve en fazla tacizin yolculardan geldiğini belirtmiştir. Katılımcılar; daha az oranda olsa da deneyimli kabin personellerinden, aynı seviyedeki çalışma arkadaşlarından ve kokpit ekibinden de tacize maruz kaldıklarını söylemiştir. Tacizlerin çoğu fiziksel davranışlarla kendini gösterirken, sözel-sözel olmayan cinsel imalar ve elektronik mesajlar da katılımcıların belirttikleri arasındadır.

Cinsel tacize uğrayan çalışanlara sonrasındaki tepkileri sorulduğunda, katılımcıların % 25’i hiçbir şey yapmadığını, %25’i sadece meslektaşlarına ve akrabalarına bundan bahsettiğini, diğer %50 ise şikayette bulunduğunu söylemiştir. Ancak bu şikayetler genellikle daha deneyimli kabin amirlerine iletilmiştir, şirkete veya resmi bir birime iletilen raporlar yok denilecek kadar azdır. Personelin resmi şikayette bulunmama sebepleri arasında bunun yardımcı olmayacağını düşünmek, durumu kötüleştirmek, vakit bulamamak ve intikam alınacağını düşünmek vardır. Hatta daha kötüsü; bunu işin bir parçası olarak gördüğü için şikayette bulunmayan personeller dahi vardır.

Araştırmaya katılan çalışanların %61’i şirkette cinsel taciz ile ilgili belli bir politika olduğunu söylerken, %10’u böyle bir politikanın olmadığını söylemiş, %29’u ise herhangi bir fikre sahip olmadığını belirtmiştir.

Şirketler politikalarında cinsel tacize hoşgörü gösterilmeyeceğini, şikayette bulunanları yargılamayacaklarını ve ifşa etmeyeceklerini ayrıca olası bir taciz durumunda nasıl başa çıkacakları gibi unsurlar belirtmişlerdir. Ancak çoğunlukla şikayetlerin iletileceği bir birim veya şahıs ismi bu bildirilerde şeffaf bir şekilde paylaşılmamıştır.

Katılımcılardan %68’inin cinsel tacize karşı herhangi bir eğitim almadığı, eğitim alanların da %78’inin bunu sadece online olarak aldığı belirtilmiştir.

Tacize en fazla maruz kalan yaş grubu 25-30 arasıdır. Yaş ve pozisyondaki kıdem arttıkça cinsel taciz riski azalıyor. Başka bir deyişle, bu bulgu güç ve cinsel taciz ilişkisi ile ilgili görünüyor. Yaş ve pozisyon ne kadar genç olursa cinsel tacizle karşılaşma olasılıkları daha yüksek oluyor.

Ek olarak

Her ne kadar kadınların uğradığı cinsel taciz daha fazla ise de erkek kabin görevlileri de %17 oranla uçuş sırasında tacize uğramaktadır.

Sonuç olarak cinsel tacizin çalışanın stres seviyesini yükselttiği ve motivasyonunu düşürdüğü düşünülürse bu durum şirket için de zarar teşkil etmektedir. Bu sebeple şirketlerin bu konuyla oldukça yakından ilgilenmesi gerekmektedir. Çalışanlara konu ile ilgili interaktif eğitimler verilmesi, tacizin saklanması yerine bildirilmesi, şikayet için çalışanların başvurması gereken birimin şeffaf bir şekilde paylaşılması ve tüm bu tutumun yolcular dahil herkesçe bilinmesi sağlanmalıdır. Yolcular da personelin korunduğunu bildiklerinde taciz ihtimalinin azalacağı düşünülmektedir.

Not: Verilerin Türkiye ile ilişkisi yoktur. Ancak yapılan araştırmalar ve genel tutum tüm dünyada aynı sorununun olduğunu kanıtlar niteliktedir.


Yazan: Psk. Esen Şen

Kaynakça

EOC. (2014) Sexual Harassment and Discrimination in Employment –Questionnaire Survey for Flight Attendants

Yazan: Psk. Esen Şen

1 Yorum *
  1. Murat 4 ay ago
    Reply

    Başarılı

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog