Uzay Savaşları

Yazar :

 

 

 Hepimiz küçük yaşlardan beri birçok şeyi merak ederiz. “Dünyaya nasıl geldim?” sorusuyla başlayan bu merakımıza cevaplar arayarak ilerleriz. Yaşımız ilerledikçe merak ettiğimiz şeyler “Dünya nasıl bir yer?” “Nasıl var oldu?” gibi sorulara evrilir. Birçok da cevabımız vardır aslında. Bilimsel cevaplar, bizlere anlatılanlar, efsaneler… 

Bunlar da yeterli değildir çünkü insan merak ettikçe vardı. Dünyayı bir şekilde anladığımızı varsayıp çok daha büyük bir meraka yöneliyorum, hepimiz için…

“Uzay.”

Orada ne var ya da bir şey var mı? 

Uzaylı dediğimiz canlılar, oradalar mı?

Dünyanın önde gelen devletleri bu yolda varlarını yoklarını ortaya koyuyorlar. Hatta bazı özel şirketlerin bile girişimi var artık bu sonsuz dediğimiz boşlukta. En popüler olanı SpaceX ve yanında daha az bilinen Rocket Lab gibi birçok özel şirket bu konuda çoğu başarılı, ciddi düzeyde çalışmalar yaptı. Yani aslında günümüz teknolojisinde uzay artık çok da ulaşılmaz bir yer değil. Bu sevindirici hatta çoğumuz için heyecan verici. Ancak tüm bunları düşünürken yine o merak duygusu tırmalıyor beynimi.

”Uzay savaşları nasıl olacak?”

Bu benim de aklıma yeni takılan bir soru aslında. Üzerine kitaplar yazılmış, yetmemiş filmler çekilmiş hatta bir sürü iddia ortaya atılmış. 

Bunlardan biri de uzay konusunda gelişmiş ülkelerden olan ABD’nin generali, Goldfein’dan gelmişti. Generalin iddiasına göre insanoğlunun göreceği bir sonraki savaş uzayda yaşanabilirdi. Hatta bu konuda hazırlıklı olunması gerektiğini söylemişti. 

Aynı iddiayı ABD’nin uzay komutanı, General Raymond da vurgulamıştı. Bu konuda bir uzay ordusunun kurulması gerektiğini iki general de ileri sürmüştü. ABD tarafında bu sözler, gelişmeler sürerken bir diğer dünya devi Rusya, bu alanda geri durmayacaklarını belirtirken bunu destekleyecek bir girişimde bulundu. 27 Mayıs 2016’da Moskova’nın kuzeyindeki Pletsetsk Uzay Üssü’nden, Nudol isimli anti-uydu füzesini fırlatılar. Bu füze, Amerika’nın deniz ulaşımı, iletişim ve istihbarat araçlarını işlevsiz hale getirebilecek kapasitede olduğu aktardılar.

Yalnız bu iki büyük devlet bu savaşta yalnız değillerdi. Çin’de bu savaş için hazırlıklarına 2015 yılında başlamıştı bile onlar da SC-19 ve DN-2 isimli bu  iki anti-uydu füzesi denemelerini yapmıştı. Bu füzelerin özelliğini ise bir uydu ya da uzay aracını kinetik öldürme aracı vasıtasıyla etkisiz hale getirme ya da yok etme kapasitesine sahip oldukları şeklinde aktarmışlardı. Bu ve buna benzer açıklamalar elbette devam edecektir. Şu an için kesin bir senaryosu olmayan bir savaş olarak görülüyor. Nasıl olur sorusunun kesin bir cevabını bilmemekle beraber yeni bir soruya yöneliyor aklım. 

“ Uzay Savaşları Nasıl Olmalı?”

Dünya üzerinde birçok kanlı savaş gördü insanlar, hepsinin de çok ağır sonuçları oldu, her millete. En azından uzayda olacak bu savaşın yok etmekten çok “var etmek” üzerine kurulu olması gerektiğine inanıyorum.


Yazan: Alper Günerigök

Kaynakça

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog