Uçuş Motivasyonunun Kökeni

Yazar :

Uçuş Motivasyonunun Kökeni

Merhaba kendi yerde olsa da aklı “hava” da kalanlar! Sürekli olarak uçuşun ne kadar stresli ve zor bir eylem olduğundan, havacıların bu yüzden yaşadığı psikolojik ve fizyolojik sorunlardan bahsedip duruyoruz. Madem bu alanda çalışan kişiler bu kadar olumsuzluk yaşama ihtimaliyle karşı karşıya kalıyor o zaman bu mesleği neden seçiyor olabilirler? Motivasyonları ne?

         Aslına bakıldığında insan uçuşa ne genetik olarak programlanmış ne de psikofizyolojik olarak şartlandırılmıştır. Motive olmuş davranışlar seçici, aktif ve kalıcıdır. Uçuş sevdasını çok katmanlı bir motivasyon olarak görmek doğru bir yaklaşım olacaktır. Temelindeki en önemli güdü “zevk/haz” dan gelir, bu hazzın üç unsurdan oluştuğu ileri sürülmüştür: uçağı kontrol ediyor olmak, özgürlük, güç kazanmak. Uçma hazzının derin bilinçdışı köklerinde; özgür olma hissi, yeni duyumlar (sensation) kazanma ve uçuşun sosyal faydaları vardır.


 Havacıların bu mesleği seçmeleri; ya çocukluğa dayanan derin kökleri olan duygusal bir motivasyona bağlıdır -ki bu çevresinde model aldığı veya filmlerden görerek hayranlık beslediği bir havacı da olabilir, macera yaşama isteği de olabilir – ya da erken yetişkinlikte mesleğin artı yönlerine bakarak (toplumdaki statüsü, maaşı, başarı ihtiyacına verdiği cevap vs.) aldıkları bilinçli bir karardır.

Galle Tessonneau uçuşla ilgili olumlu motivasyon ve sağlıklı psikolojik uyumun:

a) Libidinal (uçuş keyfi),

b) Narsisistik (becerilerden duyulan gurur)

c) Savunmacı (içsel yetersizlik ve güçsüzlük duygularının telafisi)

olmak üzere üç yönü olduğunu iddia etmiştir. Bu yönlere baktığımızda aslında uçuşun haz veren bir noktasının da uçağa dolayısıyla gökyüzüne hakimiyet kurmak olduğunu söyleyebiliriz. Bazı pilotların ise üst düzeyde mesleki doyuma ulaştıkları heyecanlı ve riskli uçuşlarda orgazma yakın hazlar yaşadıkları iddia edilmiştir. Elbette ki bu uçuş motivasyonunun altında heyecan arama ihtiyacı ve heyecandan duyulan keyfi oluşturan biyokimyasal faktörler de bulunabilir.

Bu yazıyı yazarken bir uçak yolculuğumda yaşadığım an zihnimde canlandı. Kapalı bir Mart akşamıydı. Her şey gayet düzgün giderken bir anda oldukça tedirgin edici bir türbülansa girmiştik ve yolcuların yüzüne baktığımda kocaman açılmış gözlerini ve korku dolu bakışlarını görebiliyordum. Görece uzun süren bu türbülans bittiği ve uçuş normal seyrine döndüğünde tüm yolcuların pilotu alkışladığı anı hatırlıyorum da “Ne kadar da gurur verici olmalı.” diye içimden geçirmiştim. Şimdi pilot yönünden tekrar baktığımda bu alkışlar o gün ve belki de ertesi birkaç gününü motivasyonla doldurmuş olabilir düşünüyorum. Tabii ki motivasyonları zor durumlarda normale göre daha fazla artan pilotlar olduğu kadar, bu durumlardan etkilenerek motivasyonu azalan hatta kalıcı şekilde etkilenerek motivasyonu ciddi oranda aşınan pilotlar da bulunmaktadır. Ancak her ne sebep(ler)le olursa olsun uçuş motivasyonu, bu mesleği seçmek ve devam ettirmek için oldukça önemli bir faktör olduğu su götürmez bir gerçek. Yazımı anonim bir sözle bitirmek istiyorum: “Uçağın kalbi motor, ruhu ise pilottur.”


Yazan: Psk. Dan. Sidre Çalışkan

Kaynakça:

Çetingüç, M. (2019). Havacılık ve Uzay Psikolojisi. Ankara: Nobel Yayınları

Jenson RS. The boundaries of Aviation Psychology, Human Factors, Aeronautical Decision Making, Situational Awareness and Crew Resource Management. International J of Aviation Psychology 1999; 7(4):259-67.

Kochhar, R. R. (2006). Motivation in indian military pilots-a study of the psychological Characteristics (Doctoral dissertation).

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog