En Cesur Pilot, En “Korkak” Pilot Mudur?
29 Aralık 1994 – Van: Görünmezin İçinde Bir Karar
29 Aralık 1994’te gerçekleşen Van uçak kazası, Türkiye havacılık tarihinin en acı olaylarından biri olarak kayıtlara geçti. Ancak bu trajedi yalnızca meteorolojik şartlar, teknik parametreler ya da prosedürel eksikler üzerinden değil; havacılık psikolojisi, karar irtifası (Decision Height), plan devam ettirme önyargısı (plan continuation bias) ve doğrulama önyargısı (confirmation bias) gibi bilişsel süreçler üzerinden de okunmalıdır.
Modern uçuş emniyeti kültürü, kazaları sadece “pilot hatası” başlığı altında değerlendirmek yerine; stres altında karar verme, CRM (Crew Resource Management), SOP (Standart Operasyon Prosedürleri) disiplini ve go-around karar mekanizması gibi faktörleri bütüncül bir sistem yaklaşımıyla ele alır. Bu yazı, Van’daki o geceyi yeniden yargılamak için değil; havacılıkta kritik karar anlarında zihnin nasıl çalıştığını ve emniyet kültürünün bu tür kazalardan nasıl evrildiğini anlamak için kaleme alınmıştır.

Kokpitte ışıklar loş…
Paneldeki göstergelerin yeşil ve sarı parıltıları dışında dışarısı koca bir hiçlik gibi.
Camın ötesi zifiri siyah; kar mı var, yer mi var, ayırt edemiyorum.
Yaklaşmaya devam ediyoruz. Hızım normal, konfigürasyon doğru. Checklistler tamam.
Kâğıt üzerinde her şey olması gerektiği gibi ama…
Gözlerim pist ışıklarını arıyor ve bulamıyor. Kulağımda kulenin sakin, neredeyse sıradan sesi yankılanıyor:
“Şartlar uygun değil.”
İçimde bir gerginlik yükseliyor. Panik değil, daha çok bir farkındalık. Zihnim, bir detayı kaçırmamak için beni dürtüyor:
“Birazdan görürsün pisti…”
Hemen ardından başka bir ses, daha tanıdık ve disiplinli:
“Görmüyorsan, Sebebi Vardır.”
Parmaklarım kumanda üstünde. Bu an uzadıkça uzuyor. Şimdi karar vermem gerekiyor:
Bir adım daha devam mı, yoksa pisti pas geçmek mi?
Havacılıkta bazı anlar vardır; saniyeler sürer ama bir ömür taşınır. İşte tam şu an, o anlardan biri.
Kokpitteki Görünmez Savaş: Beklenti mi, Gerçek mi?
O saniyeler süren kararsızlık, aslında dışarıdaki sisle değil, insan zihninin evrimsel bir tuzağıyla verilen savaştır. Bir pilot, karar irtifasına yaklaştığında beyni ona çoktan bir “başarı hikayesi” yazmıştır. Havacılık psikolojisinde bu durum, beynin “zihinsel kısayolları” (heuristics) nedeniyle kontrolden çıkabilir.
Zihinsel kısa yollar (heuristics): Beyin, karmaşık durumları hızlıca çözmek için “daha önceki benzer durumlarda işe yaramıştı” diyerek kestirme yollar arar. Ancak stres anında bu kısayollar, pilotun verileri (pist ışıklarının yokluğu) nesnel bir şekilde değerlendirmesini engeller ve “biraz daha alçalabilirim” gibi hatalı bir güven hissi yaratır.
Bu sahte güven duygusu, tehlikeli bir noktaya sürükler;
Plan Devam Ettirme Önyargısı – Zihnin Kurduğu Tuzak
Bir iniş planına başladığında, zihin artık pas geçmeyi bir “çıkış yolu” değil, bir “vazgeçme” olarak algılar. Tehlike büyüse de beyin, mevcut planı sürdürmeye meyillidir çünkü zihinsel olarak geri dönmek, devam etmekten çok daha zordur.
Ve sonunda zihin, kendini haklı çıkarmak için kanıt üretmeye başlar;
Doğrulama Önyargısı (Confirmation Bias)

Pilotun zihni pisti görmeyi o kadar çok ister ki, yerdeki herhangi bir sahte ışığı pist ışığı olarak etiketler. Artık gerçekler filtrelenmiş, sadece beklentiyi doğrulayan o “illüzyon” kalmıştır.
Bilişsel Tuzakların Yakıtı: Pilot Egosu ve “Macho” Tutumu
Tüm bu zihinsel süreçlerin arkasında, çoğu zaman fark edilmeyen ama
kararları gölgeleyen bir güç daha vardır: Ego.
Havacılık psikolojisinde “Macho” olarak tanımlanan bu tehlikeli tutum, pilotun kendi yeteneklerine duyduğu aşırı güvenin, operasyonel limitlerin önüne geçmesidir.
“Ben yaparım” Yanılsaması
Ego, pilota “bu meydan zor ama ben daha önce ne fırtınalarda indim” dedirterek, o anki somut tehlikeyi (sis, düşük görüş) kişisel bir meydan okumaya dönüştürür.
Kırılgan Profesyonellik
Pas geçme kararını bir “başarısızlık” veya “beceri eksikliği” olarak gören ego, emniyetli olan çekingenliği reddeder. Oysa profesyonellik, beceriyi değil, limitleri ispatlamaktır.

“Görmüyorsan, Sebebi Vardır.”
Havacılığın bu temel kuralı, pilotu işte tam olarak bu zihinsel labirentten kurtarmak için vardır. Gerçek cesaret; uçağı o sise rağmen indirmek değil, beynin sunduğu o “tehlikeli kısayolları” reddedebilme disiplinidir.
Standart Operasyon Usulleri (SOP), bu zihinsel karmaşayı durdurmak için katı bir kural koyar:
- Karar İrtifası (Decision Height)- Şüphenin Bittiği Yer: Burası havacılıkta sadece bir rakam değil, belirsizliğin sona ermesi gereken “psikolojik sınırdır”. Bu irtifaya gelindiğinde artık “belki” veya “acaba” sorularına yer yoktur. Pilotun önünde tek bir gerçeklik kalır: Görmek ya da görmemek.
- Duyguların Değil, Verinin Kontrolü: Eğer pist referansları o saniyede net bir şekilde seçilemiyorsa; zihin “biraz daha bekle” diye fısıldasa bile, ellerin disiplinli bir refleksle tek bir komutu uygulaması gerekir: Pas Geç (Go-Around). Bu hamle, egonun yenilgisi değil, profesyonelliğin en büyük zaferidir
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1) Van Uçak Kazası nedir ve neden önemlidir?
29 Aralık 1994’te gerçekleşen Van Uçak Kazası, Türkiye havacılık tarihinde önemli bir kırılma noktasıdır. Olay, yalnızca meteorolojik şartlar değil, havacılık psikolojisi ve insan faktörlerinin uçuş emniyeti üzerindeki etkisini göstermesi açısından kritik kabul edilir.
2) Karar irtifası (Decision Height) ne anlama gelir?
Karar irtifası, pilotun pisti görmesi gereken son noktadır. Bu irtifada yeterli görsel referans yoksa pas geçme (go-around) zorunludur. Karar irtifası, uçuş emniyeti için teknik olduğu kadar psikolojik bir eşiktir.
3) Plan devam ettirme önyargısı nedir?
Plan devam ettirme önyargısı, pilotun risk artmasına rağmen mevcut iniş planını sürdürme eğilimidir. Bu bilişsel önyargı, özellikle stres altında karar verme süreçlerinde uçuş emniyetini tehdit edebilir.
4) Doğrulama önyargısı (confirmation bias) pilot kararlarını nasıl etkiler?
Doğrulama önyargısı, pilotun beklentisini doğrulayan verileri seçip diğerlerini göz ardı etmesidir. Düşük görüş şartlarında sahte ışıkların pist ışığı gibi algılanması, bu bilişsel hataya örnek gösterilir.
5) Havacılık psikolojisi uçuş emniyetini nasıl destekler?
Havacılık psikolojisi, stres, dikkat yönetimi ve insan faktörleri üzerine çalışarak pilot hatası riskini azaltmayı amaçlar. CRM, SOP ve tehdit-hata yönetimi (TEM) eğitimleri bu disiplinin uygulama alanlarıdır.
6) Go-around kararı başarısızlık mıdır?
Hayır. Go-around kararı, uçuş emniyetinin bir gereğidir. Karar irtifasında pist referansı yoksa pas geçmek profesyonellik göstergesidir. Modern havacılık kültürü, bu kararı cesaret ve disiplin olarak değerlendirir.
7) Pilot egosu ve “macho” tutumu neden risklidir?
“Macho” tutumu, pilotun kendi yeteneklerine aşırı güvenmesiyle operasyonel limitleri zorlamasıdır. Bu yaklaşım, SOP dışına çıkmaya ve bilişsel önyargıların güçlenmesine neden olarak uçuş emniyetini riske atabilir.
8) Van Uçak Kazası havacılıkta hangi dersleri ortaya koymuştur?
Van Uçak Kazası, insan faktörleri, bilişsel önyargılar ve karar irtifası disiplininin önemini göstermiştir. Günümüzde uçuş emniyeti kültürü, bu tür kazalardan çıkarılan derslerle daha sistematik ve önleyici bir yapıya kavuşmuştur.
Sonuç: Cesaretin Yeni Tanımı
En cesur pilot, en “korkak” pilot mudur?
Buradaki korku, profesyonel bir çekincedir. Havacılıkta cesaret, riskle kumar oynamak değil, profesyonel bir “emniyetli çekingenlik” sergilemektir. En cesur pilot; zihnin yarattığı o tehlikeli illüzyonları ve “kısayol” tuzaklarını fark eden, egosunu değil prosedürü dinleyen kişidir.
Van kazası gibi trajedilerden çıkardığımız en büyük ders; gerçek cesaretin sınırları zorlamak değil, o sınırları bilip emniyeti her şeyin önünde tutmak olduğudur. Van da o gece kokpitte kimse korkak değildi, ama belki de o an en çok ihtiyaç duyulan şey, biraz daha korkabilmekti.
29 Aralık 1994’te Van’da kaybettiğimiz 57 canı saygıyla anıyorum. Havacılıkta bugün sahip olduğumuz emniyet kültürü, çoğu zaman bu acı tecrübelerin sessiz mirasıdır.
Havacılık kazaları çoğu zaman tek bir hatanın değil; bilişsel önyargılar, çevresel koşullar, operasyonel baskı ve insan faktörlerinin birleşiminin sonucudur. Karar irtifası, sadece teknik bir limit değil; zihinsel belirsizliğin sona erdiği psikolojik bir eşiktir. Plan devam ettirme önyargısı, confirmation bias ve ego temelli “macho” tutum, en deneyimli pilotu bile riskli bir inişe doğru sürükleyebilir. İşte bu yüzden modern havacılıkta SOP disiplini, CRM eğitimi, tehdit ve hata yönetimi (TEM) ve zamanında verilen bir go-around kararı, başarısızlık değil; uçuş emniyetinin en güçlü göstergesidir.
Van’da kaybettiğimiz 57 can, bugün havacılık psikolojisinin ve emniyet sistemlerinin neden bu kadar titizlikle ele alındığını hatırlatan acı ama öğretici bir mirastır. Gerçek profesyonellik; risk almak değil, doğru anda pas geçebilmektir.
“Bu analiz, uçuş ekibinin becerilerini sorgulamak için değil; zihnimizin en stresli anlarda bize nasıl oyunlar oynayabileceğini ve modern havacılığın bu trajedilerden nasıl dersler çıkardığını anlamak içindir.”
Yazar: Göktuğ Eker
📩 Daha Fazlası İçin Bir Tık Uzağınızdayız!
👇Aşağıda size en uygun seçeneğin formuna tıklayarak ilk adımı atabilirsiniz.
👮 Mülakatlara Hazırlık:
✈️ Bilimsel Etkinlikler Katılım Formları:
🏢 Kurumsal Talepler:
👥 Başvurular:
🧠 Bireysel Destek:
📲 Sosyal Medya:
🇹🇷 İstikbal (hâlâ) göklerdedir.
Havacılık ve uzay alanında insan psikolojisine önem veren ülkelerden biri olmak için hep birlikte çok çalışmalıyız.
Kaynakça
Pilot Defteri & Özlem Munise Kaynak – CRM Online Semineri: Pilot Defteri platformu tarafından düzenlenen, Özlem Munise Kaynak tarafından verilen “CRM Eğitimleri ve Kokpitte İnsan Faktörü” konulu seminer. Bu seminerde ele alınan “Ekip Kaynak Yönetimi” (CRM) prensipleri, yazıdaki vaka analizlerinin temelini oluşturmuştur.
O. M. (2024). Reflection of Crew Resource Management (CRM) Trainings to Real-Life FieldPractice in AirPassengerTransportation: A QualitativeResearch. Journal of Aviation, 8(3). https://doi.org/10.30518/jav.1527000
Ö. M. (2016). Havacılıkta Ekip Kaynak Yönetimi (EKY) Faktörü, Etkin İletişimin İnsan Performansına Olan Etkisi ve Israrcılık Tutumunun Önemi. (Yüksek Lisans Tezi). Beykent Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
Ö. M. (2024). The effect of Crew Resource Management (CRM) trainings and organizational safety climate on the safety attitude and behavior of cabin crew in airlines. Human Factors in Aviation and Aerospace, 1(2). https://doi.org/10.26650/hfaa.2024.1562841
FAA – Pilot’sHandbook of Aeronautical Knowledge (PHAK). Bölüm: Aeronautical Decision Making (ADM) Plan ContinuationBias, ConfirmationBias ve karar verme süreçleri.
Federal Aviation Administration. (2023). Pilot’sHandbook of Aeronautical Knowledge (PHAK), Chapter 2: Aeronautical Decision-Making — HazardousAttitudes (includingMacho Attitude). U.S. Department of Transportation.
FAA – Risk Management Handbook (FAA-H-8083-2). İnsan faktörü, risk algısı ve “devam etme” hataları.
ICAO – Human Factors Training Manual (Doc 9683). SOP’lar, karar irtifası ve insan faktörünün emniyetle ilişkisi.
EASA – CS-FCL & Human Performance Limitations (HPL). Pilot psikolojisi, bilişsel sınırlılıklar ve profesyonel disiplin.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM). (1994). 29 Aralık 1994 THY 278 Sefer Sayılı Van Kazası Nihai Kaza Raporu.






