3. Hup Kongresi Başvuru Formu

Havacılıkta Adrenalin

Yazar :

 

 

⦁ “Vücudunuz aynı anda adrenalin, dopamin,

serotonin, oxytocin ve vasopressin hormonlarını

salgılarsa bir ayıya bile aşık olabilirsiniz.”

– Herman Hesse

⦁ “Havacılık; iradenin, imkansızı gerçekleştirme kapasitesine

sahip olduğumuzun kanıtıdır.”

-Rickenbacker, Edward Vernon

 

Yaşadığımız hayatı sürdürmek için bitip tükenmeyen motivasyona sahibiz: “Hayallerimiz.” Bizler; bu hayatta sürekli hayaller kurup, kurduklarımızın peşinden koşan,  koştururken heyecanlanan, onlar için düşüp-kalkan insanlarız. “Ben”, “biz” ya da “onlar”ı odak alarak, mutlu olmak ya da mutlu etmek; hayatın anlamını bulmak ya da hayata anlam katmak;  farklı olmak ya da fark yaratmak için sürekli hayal kuruyoruz. “Ölmeden önce yapılacaklar listesi” dediğimiz kavramın çıkış noktası tam olarak da bu!

 

 Hayal kurmaya başladığımız anda hepimizin gözleri yukarı doğru hareket ediyor ama bir de “hayali gökyüzünde olanlar” var. Bu yazıda biraz onlar üzerine konuşacağız.

 

Mutlu olduğumuzda “mutluluktan uçuyorum” diyor, özgürlüğü “kuş gibi özgür olmak” tabiri ile açıklıyoruz. Hayali gökyüzünde olanları da bu bağlamda anlatmak istiyorum.

 

Gökyüzü tutkunlarına; yeryüzü dar geliyor. Bu yüzden onlar, özgürlüğü ve heyecanı gökyüzünde arıyorlar. Peki gökyüzünde olmakla özgürlük ve mutluluğun arasında nasıl bir ilişki var? Gökyüzünde olmak, insanlara; yeryüzündeki stabil yaşantıdan, stresten, insanlardan, kısaca zihinlerini dolduran her şeyden uzaklaşma fırsatı veriyor.

 

 Hayali gökyüzünde olan insanlara “nasıl hiç korkmuyorlar?” diye şaşırarak bakıyoruz. Yüksek özgüvenleri, başarabileceklerine yönelik inançları ve cesaretlerinden dolayı diğerlerinden “farklı” olma fırsatı elde ediyorlar. Aynı zamanda kendilerini mutlu ve özgür hissediyorlar. Tüm bunların yanında korkmak akıllarına geliyor mudur? Ancak unutmayalım ki biz farklı olmaya, korkmamaya, heyecana ne kadar motive olursak olalım yine de vücudumuzdan uçmak için izin belgesine ihtiyacımız var.


İzin Belgesi: Adrenalin

“Savaş ya da kaç” tepkisi ile bildiğimiz  adrenalin (epinefrin) hormonu, böbrek üstü bezlerinden salgılanmaktadır. Heyecan, korku, gerginlik, stres gibi durumlarda hipatalamus, sempatik sinir sistemini aktive eder ve adrenalin kana salınır. Bu sayede çevremize uyum sağlayabilir, tehlikeyle baş edebiliriz. Adrenalin; bizlere yapabilme gücü, sınırların dışına çıkmamız için izin belgesi verir. 

Peki, bunu nasıl başarır? 

-Kandaki glikoz oranını,

-Kalp atışını,

-Kan basıncını artırır.

-Bağırsak hareketlerini durdurur.

-Göz bebeklerini büyütür.

-Hava yollarını genişletir.

 

Adrenalin, risk ve tehlike durumlarında hayatımızı kurtarıyor. Hepimizin risk ve tehlikeden anladığı aynı olabilir mi?


Risk ve Tehlike Algısı

Kimileri için balkondan aşağı bakmak, kimileri için uçağa binmek, kimileri için paraşütle atlamak, kimileri için bungee jumping yapmak tehlikeli görülüyor. Bizler, bu riski alan insanlara “cesur”, “korkusuz”, “çılgın” hatta “aklını kaçırmış olmalı” diyoruz. 

Yaptığımız eylemleri tehlikeli görme konusunda farklılaşma sebebimiz:  Riski algılama ve riski değerlendirme şekillerimiz. Risk ve tehlike algımızının şekillenmesinde de hem geçmiş deneyimlerimizin hem genetik etkilerin hem de kişilik özelliklerimizin etkisi söz konusu. 


Dünyayı Büyütenler: T Tipi 

Psikolog Prof. Dr. Frank Farley “kişilik tipleri”ni risk faktörü üzerinde değerlendiriyor. Yapılan araştırmalar sonucu iki kişilik tipi çıkıyor karşımıza: “T” ve “t” tipi insanlar. T tipi insanlar yeni macera heyecanlara açıkken, “t” tipi insanlar risksiz bir yaşamı tercih ediyor. 

“T” tipi insanları yalnızca bungee jumping yapanlar ya da lunaparktan korkmayanlar olarak görmemiz doğru değil. Keşif yapan, yenilik arayışında olan herkes yeni maceralara yelken açmış, belirli riskleri göze almış insanlardan oluşuyor. Dünya bu insanlar sayesinde büyüyor ve gelişiyor.


Cesaret Geni: D4DR

Yapılan çeşitli gen araştırmaları sonucunda karşımıza çıkan bir cesaret geni var: D4DR. Bu gene sahip insanlar yeni maceralara yelken açmaya daha yatkın, tehlikeye aç, heyecan arayışında ve risk almayı seviyor.

Hayal kurun, heyecanlanın, risk alın ve korkmayın. Yıldızlara ulaşmanız, bulutların üstünde olmanız, kuş gibi özgürce uçmanız dileklerimle.


Yazan: Zülal Şeker

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog