Uzay Yolcuları

Yazar :

 

1-Uzay Yolcuları Filminin Kırılma Anları

Dünyadan Homestead 2 gezegenine yapılması planlanan, 120 yıl sürecek olan seyahat ve bu seyahatte tamirci Jim Preston’ın başından geçen olaylar filmde anlatılmakta. Homestead hava yolu şirketinin kusursuz sürmesini planladığı bu yolculukta 5000 yolcu, 258 mürettebat bulunmakta. Yolcular ve mürettebat uyku kapsüllerinde derin uyku durumunda yolculuğu sürdürürken tahmin edilemeyen bir arıza sonucu Jim Preston varış noktasından tam 90 yıl önce uyanır. Uyandığında her şeyin normal olduğunu düşünen Jim, gemide yalnız olduğunu öğrenir. Gemide dolaşırken barmen Arthur ile karşılaşır. Sorunun düzeltilemeyeceğini anlar 90 yıl boyunca tek başına, hayalini kurduğu yeni bir hayata ulaşamadan ölüp gideceği korkusu ile yüzleşir. Uyku kapsülünü tekrar çalıştırmak için her yolu deneyen Jim, barmen Arthur (android robot) ile konuştuktan sonra anı yaşamaya karar verir; süit odalarda konaklama, pahalı restoranlar, sınırsız eğlence… Fakat bir süre sonra bunlardan zevk almamaya başlar.  Arthur her ne kadar görünüşte bir insandan farksız olsa da insani duygulara sahip olmaması Jim’in yalnızlığını daha da derinden hissetmesine neden olmakta.  Jim uyku kapsülünün olduğu alanda dolaşırken uyku durumundaki Aurora Lane isimli Amerikalı yazarı görür, hayatını merak edip biyografisini dinler, dinledikçe ona karşı yoğun duygular beslemeye başlar. Jim sürekli Aurora’yı düşünüyor onu uyandırmak istiyor fakat bunun doğru olamayacağını düşünüp kendini durdurmaya çalışıyor. Sürekli onu düşündüğü için bu durum dayanılmaz bir hal alır ve intihara kalkışır, intihardan son anda vazgeçip Aurora’yı uyandırır. Jim’in hayalinde ki gibi Aurora ile yakınlaşırlar. Arthur’un;  Jim’in Aurora’yı uyandırdığını söylemesi üzerine ikili arasında gerginlikler başlar. Jim kendini affettirmek için gemiye ağaç diker bu esnada mürettebatta görevli Gus Moncuso da uyku kapsülü arızalandığı için uyanır ve ağacı dikenin kim olduğunu sorgularken Jim ve Aurora ile karşılaşır. Avalon’da giderek robotların bozulmasıyla gemide bir şeylerin yolunda gitmediği anlaşılır. Birlikte sorunun kaynağını ararken Gus ölür. Jim ve Aurora gemideki diğer insanların hayatını kurtarmak için işe koyulur ve sorunu çözdükten sonra 90 yılı birlikte Avalon’da  geçirirler ve yaşayan doğal bir ortam inşa ederler. Aurora ise hayalini kurduğu eşsiz kitabını yazar (Uzay Yolcuları,2016).


2-Psikoloji Biliminin Teorisyenleri İle Yorumlaması

Avalon’da geçirdiği süre boyunca başlangıçta fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayabilen Jim (yeme-içme, uyku, güvenlik) Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisine uygun bir şekilde bir üst basamak yani sevgi-ait olma ihtiyacı hissetmektedir(Yazgan ve Yerlikaya,2008,s.308-311).  Bu ihtiyacını doyurmak isteyen Jim’in Aurora’yı uyandırmak istemesi fakat bunun doğru olmayacağını düşünüp dürtülerini kontrol etmeye çalışması fayda etmeyecek. Bu durum Jim’de kaygı yaratmakta, ahlaki değerlere uygun davranmak isterken doyurulmayı bekleyen içgüdüler Jim’i çıkmaza sürüklemekte. Jim, id-ego-süperego arasındaki çatışmanın yarattığı anksiyeteyle içinde bulunduğu durum dayanılmaz bir hal almakta. Tam uzay boşluğuna atlayacakken İd bu çatışmada galip gelir Aurora’yı uyandırır(Yazgan ve Yerlikaya, 2008, s.21-26). Aurora ise; babası gibi başarılı bir yazar olmak ve kariyeri için bu yolculuğu göze almasıyla, başarı içgüdüsünü doyurmaya çalışmaktadır.  Bugün birçoğumuzun böylesi bir yolculuğu yapabilmesi için güçlü nedenlerinin olması gerekir. Böyle bir seçimi yapmak, bu seçime dayandırdığımız neden, bizim kişilik özelliklerimizi yansıtmakta.


3-Havacılık Psikolojisi İle Bağlantıları

Havacılık psikolojisi, havacının kendine özgü çevresine uyum veya uyumsuzluğunun, başarı ve başarısızlığının, tatminsizliğinin ve dolayısıyla verilen hizmet kalitesinin özünü oluşturur (Sarısoy,2019).” Bu bağlamda havacılık psikolojisi ile film arasındaki bağlantı şu şekilde denilebilir: Teknoloji ilerledikçe ve bilgi birikimi arttıkça insan canlısının yeni bir yaşam alanı hayali, bu hayal uğruna yapılan araştırmalar artmakta. Dünyanın kötüye gittiği düşüncesi insanların bu fikre bakış açılarını olumlu yönde etkilemekte.  Havacılık psikolojisi ise insan canlısının psikolojik durumunun böyle bir yolculuğa hazır olup olmadığını ölçmekte ve temelde insan canlısının yararına çalışan bir alan denilebilir. Örneğin böyle bir yolculuğun var olduğunu düşünelim, yolculuğa katılmayı düşünen her bir bireyin uzun araştırmalar sonucu sağlık ve zihinsel durumu kontrol edildikten sonra yolculuğa katılmasına engel olup olmadığı tespit edilip, araştırılabilir. Havacılık psikolojisi yolculuğa katılan her insanı yolculuğun bütün aşamalarında değerlendirebilir.

4-Gelecek Hakkında Tahminlerin Yorumlanması

Gelecek hakkında hipotezlerim ise şöyle: şu an yapay zekânın nerelerde etkili olacağı araştırılmalı ve insan yaşamını tehlikeye sokan noktaları neler olabilir diye sorgulanmalıdır. Filmdeki simülasyon sahneleri, barmen Arthur, danışma görevi gören yapay zeka teknolojisi… Bunlar yapay zekânın kullanım alanının artmasıyla birlikte aslında psikoloji bilimine olan ihtiyacın da artacağının göstergesidir. Öte yandan filmdeki yolculuğun gelecekte yaşanabileceği süregelen bir olgudur. Böyle bir yolculuk için çalışmalar yapılmakta Elon Musk’ ın şimdilerde hayalini kurduğu bu yolculuk kim bilir  tahmin bile edemeyeceğimiz kadar yakın ya da uzak olabilir.


Yazan: Tülay Demirpençe

Kaynakça:

TYLDUM, PEACOCK ve NUTİNİ (Yön), Uzay Yolcuları (Passengers), MAHER ve diğerleri, ABD 2016.

YAZGAN İNANÇ, Banu, YERLİKAYA,  Esef Ercüment (2008) Kişilik Kuramları, Ankara: Pegem Akademi.

SARISOY, M.(2019), 6 Temmuz 2019 tarihinde Havacılık Psikolojisi.   

http://www.psikologunuz.org/ucuspsikolojisi.html

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog