COVİD-19 ve Havacılık Çalışanlarında İyi Oluş
COVİD-19 ve Havacılık Çalışanlarında İyi Oluş
Merhaba COVİD-19 sürecine rağmen havacılık sevdasını bırakmayan okurlarımız! Kısa bir aradan sonra, yeni yazımda sizlere pandemi sürecinde hepimizin korumaya çalıştığı, ancak “normal” şartlarda bile havacılık sektöründe çalışanların korumakta zorlandığı iyi oluş halinden bahsetmek istiyorum.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), iyi oluşu “sadece hastalık veya bedensel bir engelin olmaması değil, tam bir fiziksel, zihinsel ve sosyal refah durumu” olarak tanımlamaktadır. Bu kavramı 3 ayaklı bir tabureye benzetebiliriz. Taburenin ayaklarından biri fiziksel, biri sosyal bir diğeri ise zihinsel (psikolojik) iyi oluştur. Bu süreçte fiziksel mesafeyi koruma ve çalışma koşulları üzerindeki mevcut kısıtlamalar iyi oluş halini tehlikeye soktu. İyi oluş, bu alışılmadık manzaraya olumlu bir şekilde uyum sağlamamıza yardımcı olmada hiç bu kadar önemli olmamıştı.

Uçuş mürettebatı ve operasyon görevlileri (uçuş mühendisleri, uçak bakım teknisyenleri, hava trafik kontrolörleri…) COVİD-19 salgını dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği tehdidi ile karşı karşıya kalmış durumdalar. Bu süreçte havacılık sektörü mali kriz yaşamakta ve bu da havacılık sektöründe çalışanların işlerini kaybetme, ücretsiz izine çıkarılma, belirsizlik ve değişkenlik koşulları altında çalışma gibi birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Bazı havacılık çalışanları bu virüse yakalanmaktan kaygılanırken bazıları ise virüse yakalanmış ve hastalık sonrasında kalıcı hasarlara sahip olmuşlardır. Henüz virüse yakalanmamış olanların birçoğunun çalışma saatlerinin normale göre azaltılmış olması (part time şekilde çalışma) ve virüsün vermiş olduğu ek stresle çalışıyor olması da psikolojik iyi oluşlarını olumsuz yönde etkilemektedir.
Hal öyle gösteriyor ki;
bu durum belli bir müddet daha devam edecek. COVID-19 krizinin sonuçlarının, öngörülmediği ve uygun şekilde yönetilmediği takdirde, uçuş güvenliği üzerinde çeşitli şekillerde doğrudan bir etkisi olması muhtemeldir. Bu bağlamda:

- Havacılıkta adalet ve güvenliği teşvik etmeyi amaçlayan “Just Culture” ilkelerine COVID-19 krizinde de uyulmalıdır.
- Psikolojik desteğe ihtiyaç duyulması halinde akran destek hizmeti, psikolojik danışma hizmeti veya uçuş doktoruna başvurulmalıdır.
- Havayolu şirketlerinde (varsa) ruh sağlığı uzmanı kadrosunda çalışan uzmana, (yoksa) dışarıdan bir ruh sağlığı uzmanına başvurularak havayolu çalışanları için bir “psikolojik iyi oluş programı” tasarlanması istenmelidir.
- İşten çıkarma durumlarında havayolu şirketleri çalışanlarına; bu durumun kendi hataları olmadığı belirtmeli ve iş piyasasında farklı bir iş bulmaları konusunda destek vermelidir. (Bu aynı zamanda “Just Culture” ile de uyumlu bir davranış olacaktır.)
- İlerleyen süreçte işten çıkarılmış olan çalışanlar yeniden işe alınabilir. Bu durumda moral ve motivasyonunu kaybetme, şirkete karşı olumsuz düşünce ve duygulara sahip olma gibi ihtimaller göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü bunlar; uçuş güvenliği ve operasyon verimliliğini, müşteri deneyimi ve şirket imajını etkileyebilir.
Bu süreçte el hijyeninin önemi haklı olarak sürekli hatırlatılıyor ancak aynı zamanda durmak bilmeyen endişe, stres ve bilinmezlik korkusuyla dolu zihinlerimiz için zihinsel hijyene de ihtiyacımız var. COVID-19 sadece biyolojik bir virüs değil, aynı zamanda psikolojik bulaşıcılığı da olan bir virüs! Bu yüzden kendinizi iyi hissetmiyorsanız, kaygılarınız ve yaşanan durumlarla başa çıkmada zorlandığınızı düşünüyorsanız şimdi derin bir nefes alabilir ve rahatlayabilirsiniz. Çünkü normalsiniz!
COVİD-19 ve Havacılık Çalışanlarında İyi Oluş Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
COVID-19 süreci havacılık çalışanlarının iyi oluşunu nasıl etkiledi?
Pandemi sürecinde belirsizlik, iş kaybı riski ve artan stres, havacılık çalışanlarının fiziksel, zihinsel ve sosyal iyi oluşunu olumsuz etkiledi.
Havacılık sektöründe iyi oluş nedir ve neden önemlidir?
İyi oluş; fiziksel, zihinsel ve sosyal refah halidir. Uçuş güvenliği, performans ve operasyonel verimlilik açısından havacılıkta kritik bir kavramdır.
COVID-19 sonrası psikolojik destek havacılıkta neden gerekli?
Salgın sonrası yaşanan kaygı, stres ve tükenmişlik, havacılık çalışanlarında psikolojik desteği hayati hale getirmiştir. Bu destek uçuş güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir.
Havacılıkta Just Culture yaklaşımı COVID-19 sürecinde nasıl uygulanmalı?
COVID-19 sürecinde çalışanlara karşı şeffaf, destekleyici ve suçlayıcı olmayan bir tutum benimsenerek Just Culture ilkelerine bağlı kalınmalıdır.
Uçuş mürettebatı COVID-19 sürecinde ne tür zorluklar yaşadı?
Uçuş saatlerinin azaltılması, sağlık riski, gelir kaybı ve belirsizlik gibi etkenler mürettebatın iyi oluşunu ciddi şekilde etkiledi.
Havayolu şirketleri çalışanlarının iyi oluşunu nasıl desteklemeli?
Şirketler psikolojik destek programları sunmalı, ruh sağlığı uzmanları ile iş birliği yapmalı ve çalışanlara yeniden işe alımda pozitif yaklaşmalıdır.
COVID-19 sadece fiziksel değil, psikolojik bir virüs müdür?
Evet, COVID-19’un psikolojik etkileri bulaşıcıdır. Stres, korku ve belirsizlik gibi duygular bireyden bireye geçebilir ve toplu kaygı yaratabilir.
📩 Daha Fazlası İçin Bir Tık Uzağınızdayız!
👇Aşağıda size en uygun seçeneğin formuna tıklayarak ilk adımı atabilirsiniz.
👮 Mülakatlara Hazırlık:
✈️ Bilimsel Etkinlikler Katılım Formları:
🏢 Kurumsal Talepler:
👥 Başvurular:
🧠 Bireysel Destek:
📲 Sosyal Medya:
🇹🇷 İstikbal (hâlâ) göklerdedir.
Havacılık ve uzay alanında insan psikolojisine önem veren ülkelerden biri olmak için hep birlikte çok çalışmalıyız.
Yazan: Psk. Dan. Sidre Çalışkan
Kaynakça:
EAM-WELL Initiative: eaap.net






