Havacılıkta Takım Olmak

Yazar :

  Havacılık endüstrisi yakın geçmişte, şu anda ve öngörülebilen gelecekte dünyanın en önemli iş sektörleri arasındadır. Yapılan yatırımların büyüklüğü, istihdam edilen ve hizmetten yararlanan kişi sayısı bu sektörün önemini göstermektedir. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 2018 Faaliyet Raporundaki verilere göre uçak, helikopter ve diğer hava araçlarını lisanslı olarak kullanan toplam pilot sayısı 10.189’dur. Aynı verilere göre hava trafik kontrolörü, dispeçer, teknisyen ve ATSEP(Hava Trafik Emniyeti Elektronik Personeli) olarak görev alan kişi sayısı toplam 6.870’dir. 2018 içinde taşınan toplam yolcu sayısı ise yaklaşık 210 milyondur. Bu kadar fazla insanın direkt ya da dolaylı olarak iletişim kurduğu bu sektörde birincil öneme sahip çok fazla gereklilik vardır. Çalışanların ve yolcuların konforu için, bir uçuş planının başlangıcından bitimine kadar olan her şeyin mükemmele yakın bir uyuma ihtiyacı vardır. Bu da takım olmayı gerektirir.

 

Peki nedir takım olmak? Takım olmak belirli bir amaç doğrultusunda iletişim ve etkileşim halinde olan ve ortak sorumluluk bilincine sahip iki ve ikiden fazla kişiden oluşan gruplardır. Takımlar oluşurken bireysel yetkinlikler ve örgütsel hedefler ön plandadır. Bu doğrultuda takımda aranan kişi sayısı ve yetkinlik çeşitliliği artış veya azalış gösterebilir. Havacılıkta da hedefler ve misyonlar doğrultusunda birçok farklı alanda görevlendirilen ekipler oluşturulmuştur. Pilotlar, kabin memurları, teknik-bakım personelleri, kontrolörler, dispeçler, apron görevlileri başlıca olmak üzere havaalanı sınırları içerisinde görevli her grup, bu ekip sıralamasına girebilir.

 

Havacılıkta kurulan her ekibin kendine has rolleri ve görevleri vardır. Roller ve görevler çerçevesinde gerekli seviyedeki yetkinlik aranır. Bu yetkinlikler hem teknik bilgi ve becerileri hem de iletişim ve süreç yönetimi gibi becerileri içerir. Çok yönlü beceriler sayesinde ekiplerin kendi içerisindeki uyum en yükseğe çıkarılmaya çalışılır. Ekiplerin kendi içlerinde iyi çalışması yetmez. Ekipler arası uyumun da çok iyi olması gerekir. Çünkü insan hayatının pamuklar üzerinde tutulduğu havacılıkta her aşama, planlı ve mümkün olduğu kadar hatasız olmalıdır. Herhangi bir ekipteki aksama tüm sistemi aksatabilir.

 

Uçaklar en son teknolojilerin kullanıldığı araçlardır. Teknolojik gelişmeler birçok kolaylık sağlasa da onu kullanan insan, hata yapmaya çok müsait bir mekanizmadır. Birçok uyarandan etkilenebilir. Ekiplerin kendi içlerinde yaptıkları ya da fark etmedikleri küçük hatalar uçuş sırasında birbiri üzerine eklenerek büyük sorunlara, belki de ölümlü kazalara sebep olabilir. NTSB’nin 1980 yılı istatistiklerine göre, kazaların %73’ünün sebebi uçuş ekibidir. Uçak-Havacılık-Uzay Mühendisliği Meslek Dalı Ana Komisyonunun hazırladığı verilere göre 1996-2005 yılları arasındaki kazaların da %55’i uçuş ekibi hatasıdır. Hatalar yığınının çoğunluğu görüldüğü üzere insan kaynaklıdır. Hataları en aza indirgemenin en önemli yolu takımları doğru bir şekilde oluşturarak en iyi takım uyumuna ulaşmaktır. İyi bir takım, hataları görmeli ve hatanın gerçekleşmemesi için uğraşmalıdır.


Yer Ekipleri

Havacılıkta işlerin görünmeyen çok büyük bir bölümü yer ekiplerinindir. Bireysel özelliklerden ve takım dinamiklerinden yer ekipleri de etkilenmektedir. Takım uyumunun ve iletişimin bozulduğu zamanlarda yer ekiplerinde de büyük ve küçük hasarlı kazalar olmaktadır. Oluşan bu kazalar tüm havacılık ekiplerini dolaylı ya da doğrudan etkileyebilir. Can kaybı yaşanan kazalar da olmuştur. ABD sivil havacılığında yer kazalarının yıllık maliyeti 3-4 milyar dolar düzeylerinde olduğu belirtilmiştir. Bu kadar çok zarara ve can kayıplarına neden olabilen yer ekipleri de CRM eğitimlerinden en üst seviyede faydalanmalıdır.

 

O zaman havacılıktaki takımlarda ve üyelerinde olması gereken temel özelliklere bakalım. Karşımıza birincil öneme sahip birçok unsur çıkıyor. Bu özellikler genellikle uçuşun merkezindeki pilotlar üzerinden değerlendirilecektir.


1- Durumsal Farkındalık(Situational Awareness)

Pilotlar başta olmak üzere ekipler kendilerinde, çevrelerinde ve uçağında olan bitenin ve ihtimaller dahilinde yakın gelecekte neler olabileceğinin farkında olmalıdır. Kokpittekiler;

  -Uçağın mevcut hareketlerini,

-Uçtuğu arazinin coğrafi özelliklerini,

-Uçağın gösterge ve sinyallerini,

-Olası hava koşullarını, 

 

optimal dikkatle takip etmelidirler. Bu da uçuş süresi boyunca çevresel farkındalığın, görev farkındalığının, sistem farkındalığının(uçakla ilgili), bireysel farkındalığın ve zamansal farkındalığın sürekli olması demektir.

 

Durumsal farkındalığın kaybına sebep olan faktörler vardır. Pilotlar belirli bir uyarana fazlasıyla dikkat kesilip oraya fikse olabilir ya da yoğun iş temposundan kaynaklanan yorgunluktan, görevlerin sıkıcı ve tekdüze olduğunu düşünmekten veya başka kişisel sorunlardan dolayı dikkatsiz davranabilir. Takım üyeleri beceri düzeyinin üzerinde onları zorlayabilecek görevler aldıklarında tecrübe eksikliğinden dolayı görev önceliğinde karmaşa yaşayıp fazla iş yükü altına girebilir. Farklı uçak tipindeki kullanım alışkanlığından dolayı yeni kokpitteki farklı durumlara net ve doğru cevaplar vermekte zorluk yaşayabilir. 


2- İletişim(Communication)

İletişim, havacılık sektöründe en etkin ve en doğru şekilde kullanılması gereken beceridir. Bu konu üzerine ayrıca detaylı bir çalışma yapmak gerekebilir. Genel hatlarıyla havacılıktaki iletişim faktörlerinden bahsedersek sözel ve sözel olmayan iletişim türleri aktif bir şekilde kullanılır. Pilotlar uçuş hazırlıklarının başlangıcından bitişine kadar havaalanı çalışanlarıyla, yer ekipleriyle kabin memurlarıyla, yardımcı pilotla, yolcularla, hava trafik kontrolörleri ve daha birçok insanla ve makineyle iletişim kurmak zorundadır. Havacılıktaki iletişim gerekliliklerini şöyle sıralayabiliriz.

-Havacılıkta dil olarak İngilizce kullanıldığından dile, dilin kültürüne ve o dilde kullanılan havacılık terminolojisine üst düzeyde hakim olmak gerekir. Havacılıkta ne tür terimler kullanılır diye detaylı incelemek isterseniz blogtaki ‘‘Havacılık Alfabesi’’ yazısına bakabilirsiniz.

-Uçakta oluşabilecek fiziksel sıkıntılar, iletişimin aksamasına sebep olabilir. Böyle durumlara hazırlıklı olup en doğru iletişim yollarını bulmaya gayret edilmelidir.

-İletişim halinde olunan kişiler fizyolojik ya da psikolojik nedenlerden dolayı hatalı iletişim kurmaya meyilli olabilir. Bu gibi durumlarda öz farkındalığı koruyup empati yaparak gerekli uyarı ve işlemler gerçekleştirilmelidir.

-Güç mesafesi, otorite, kültür farkı, cinsiyet farkı gibi iletişimi aksatabilecek faktörlerin farkında olup uygun dil ve becerilerle bu faktörler ortadan kaldırılmalıdır. Çünkü tecrübeli pilotlarda hata yaptığını kabullenmeme, yardımcı pilotlarda hatayı söylemeye gerek duymama durumları olabiliyor. Cinsiyet farklılıklarında da ekip içi iletişim ve sorumluluk dengeleri alt üst olabiliyor. Bu konuda TEDx sahnesinde sunum yapan eski THK ve sonrasında sivil havacılık pilotu olan Berna Şen Şenol’un yaşadıkları ve düşünceleri önemlidir.

-Özellikle kokpit içi konuşmalarla kokpit ile kule görevlileri arasındaki konuşmalar çok titiz ve net bir şekilde kurulmalıdır. Yanlış anlaşılmaları gidermek için bilgiler kısa, net ve anlaşılır şekilde iletilmelidir. Sonrasında doğru anlaşılıp anlaşılmadığına dair onay soruları ve cevapları kullanılmalıdır.

 

Unutulmamalıdır ki iletişimin sorunlu olması, iletişim kurmanın geciktirilmesi diğer tüm etkenleri aksatabilir. 


3- Takım Çalışması(Team Working)

 

Takım olmak, bireysel ve grup olarak büyük özveri gerektiren bir olgudur. Takımların asıl amacı görev paylaşımını doğru yaparak gerektiğinden fazla enerji sarf etmeden işi kolaylaştırmaktır. Ekip üyeleri bazı durumlarda takım başarısı için ellerinden gelenin fazlasını ortaya koymaya çalışırlar. Bu motivasyon genelde takdir görür fakat her zaman işe yaradığı söylenemez. Kişi çok efor sarf ettiği zamanlarda çevresel ve öz farkındalığına dönmeli ve durumu analiz etmelidir. Çünkü aslında takım yararı için fazladan yapmaya çalışılan şey aslında takımdaki diğer üyelerin yapması gerekenin önüne geçebilir. Böyle durumlarda önemli olan ‘‘Neyi biraz daha eksik yapıp işi devredersem takım daha işlevsel bir hal alır?’’ sorusunu sormaktır. 

Takım olmayı ve işbirlikçi yönelimi geliştirmek için farklı yöntemler kullanılmaktadır. İlk akla gelen Pilot Arkadaş Destek Programı(Pilot Peer Support Program)dır. Ülkemizde bu programın hazırlıkları ve uygulama çalışmaları SHGM, THY ve Pegasus’ta başlatılmıştır. Diğer alternatif yöntemler ise eğitmenler, psikologlar ve güçlendirici öge olarak tecrübeli pilotlar önderliğinde takım çalışmaları üzerine eğitimler tasarlanıp öğrenme ortamları oluşturulabilir. 

 

MCC(Multi Crew Coordination) kavramından da bahsetmek gerek. Bu kavram aslında CRM ile ortak anlayışa sahip bir programdır denebilir. Ekipler arası uyumu geliştirebilmek amacıyla oluşturulmuştur. Havacılık sektörü ortak bir dil kullanmasına karşın çok fazla dilden, aksandan ve kültürden insanları barındırır. Bu durum özellikle uluslararası seyahatlerde uçak ve kule ekipleri arasında yanlış anlaşılmalara sebep olabilir. Uluslararası görev sahasına sahip olan bu sektörde de birbiriyle iletişim halinde olan ekip sayısı çok fazladır. Bu da ekipler arasındaki uyumun önemini ortaya koyuyor.


4- Liderlik(Leadership)

 

Takım çalışmalarının içinde değerlendirilebilecek en önemli konulardan birisi de liderliktir.    

Eski zamanlarda pilotlar uçaktaki en önemli kişi ve adeta komutanı gibiydi. Dolayısıyla bu görev bilinci ve uçak içindeki kültürle beraber yıllarca gelişmiş olan bir liderlik tipi vardı. Fakat zaman geçtikçe uçak teknolojisi çok ilerledi. Uçaklar büyüdükçe ve içindeki cihaz çeşitliliği arttıkça uçağı sadece bir pilotun uçurması yetersiz hale geldi. Artık pilotun yanına ikinci, üçüncü pilot ve uçuş mühendisi eklendi. Kokpitte bir takım oluştu. Belli bir süre lider, ast, üst ilişkisiyle uçuşlar devam etti. Ama kokpitteki uyumsuzluk kazalarda birincil neden olmuştu. Bu duruma önlem olarak CRM ve benzeri programlar geliştirildi ve kokpitteki güç dengesizliklerinin, iletişim sorunlarının, otoriter ve çekimser davranışların yerini tamamıyla profesyonelliğe bırakması amaçlandı. Kayda değer bir gelişim gösterilse de havacılık şirketlerindeki kültürel ve dilsel farlılıklar eski tarz liderliğin devam etmesine olanak sağladı. Verilen eğitimler doğrultusunda artık takım üyeleri kendi rolleri ve rolün beklentileri konusunda en iyi seviyede geliştirmektedir.  

 

Görüldüğü gibi takım olma bu işin vazgeçilmezleri arasındadır. Havacılık sektöründe takım olam dediğimiz şey aslında CRM mantığı ve düzeniyle işlenmektedir. Fakat CRM başlı başına çok geniş bir konu olduğu için buraya sığdırmak zor olacaktı. Bu yüzden CRM hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz blogdaki ‘‘CRM Değerlendirme Sürecindeki Güncelleme’’ ve ‘‘CRM Mülakatına Hazırlanırken Yapılan En Sık 13 Hata’’ başlıklı yazıları inceleyebilirsiniz. 


Yazan : Psk. Burak Yılmazer

Kaynakça:

 

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog