Sona Doğru

Yazar :

  Sona doğru aklınıza bazı bilim insanlarının isimleri gelmeye başlıyor. Dünyanın ilk rasathanesini kuran Ömer Hayyam, Dünyanın ve diğer gezegenlerin güneşin etrafında döndüğünü ilk kez dile getiren astronom Nicolaus Copernicus ve modern astronominin kurucusu olarak kabul edilen teleskopla ilk defa gözlem yapan Galileo Galilei. Hatırlamaya devam ediyorsunuz;  evrensel kütle çekimini, hareket kanunlarını ortaya koyan tarihteki en etkili bilim insanı Isaac Newton. Işık hızı, özel ve genel görelilik kuramları, kütle-enerji eşdeğerliği ve benzeri birçok çalışmayla Newton mekaniğinin hakimiyetini yıkmış ve uzay konusunda devrim niteliğinde çalışmalar yapmış Albert Einstein’ı unutmuyorsunuz tabi. Hafızanızı biraz daha zorladığınızda, evrenin sürekli genişlediğini ispatlayan, yıldızların uzaklaştıklarını bize ulaşan renklerindeki farklılaşmalar sayesinde ortaya koyan, Samanyolu’ndan farklı galaksiler de olduğunu ispatlayan Edwin Hubble ve büyük patlama teorisini ilk ortaya atan bilim insanı Georges Lemaitre’ i hatırlıyorsunuz. Ve aklınıza son bir isim geliyor. Stephen Hawking… Evrenin büyük patlamayla başlayıp kara deliklerle sonlandığını gösteren, genel görelilik kuramı ile kuantum mekaniğinin birleşmesi gerektiğini dile getiren, yazdığı ‘Zamanın Kısa Tarihi’, ‘Ceviz Kabuğundaki Evren’ gibi kitaplarla milyonlarca okuyucuya ulaşan İngiliz bilim elçisi Hawking.

  

 

         

 

 

 

 

 

 

   Yolculuğun sonuna geldiğinizin farkındasınız.  Bu uçsuz bucaksız evrenin her bir noktasını hafızanıza kazımak istercesine etrafınıza son bir kez bakıyorsunuz. Tüm bu yolculuk muazzam bir deneyimdi öyle değil mi? Şimdi gözlerinizi kapatın tekrar açtığınızda kendinizi gökyüzüne baktığınız yerde bulacaksınız. Kamp ateşiniz sönmek üzere gece serinliğiyle örtüyor ormanı, her yer sükunet içinde..

            Uzay hakkında bilinenler ve merak edilenleri hikayeleştirerek yazdığım yazımda sizleri kısa da olsa bilgilendirebildiysem ne mutlu bana. Uzay ve uzay hakkında yazılacak, okunacak, araştırılıp öğrenilecek, keşfedilecek daha o kadar çok şey var ki. Umuyorum ki insan evladının içindeki merak duygusu bilimi ve insanlığı daha çok ileriye götürecek. Unutmayın bu ucu bucağı olmayan sonsuzlukta bizler birer noktayız. Nokta dedimse önemsiz olduğumuz anlamını çıkarmayın sakın. Bu mükemmel düzenin, sonsuzluğun bir parçası olmak gururlandırsın hepimizi. Bulunduğunuz noktada tıpkı uzay boşluğundaki bir yıldız gibi parlamanız dileğiyle.


Yazan: Gökçen Bulut

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog