Uzay Araçları

Uzay Araçları

Yazar :

 

Uzay araçları hemen hemen hepimizin dikkatini çekebilecek teknolojik bir deha yapısı. İnsanlık uzaya karşı son yüzyılda yeni yeni adımlar atmaya başlamış olsa da, Soğuk Savaş dönemiyle başlayan ABD ve SSCB arasındaki kıyasıya Ay’a çıkma mücadelesi bizi bugün Mars’a insan yollama, Ay’da kolonileşme gibi ileri seviye isteklere getirdi. 

 

Tabii ki insanlığın Uzayda gezebilmesi ve çeşitli gezegenleri dolaşabilmesi hatta madencilik amacıyla yıldızları sömürebilmesi,, sonrasında da bunların ticaretini sağlayabilmesi için çeşitli Uzay Araçlarına ihtiyacı var. Gelin şimdi Uzay Aracının ne olduğunu, çeşitlerini, teknik özelliklerini ve son kullanma tarihleri bittikten sonra nasıl yok edildiklerini inceleyelim.

Uzay Aracı: Aynı zamanda uzay gemisi olarak da adlandırılmaktadır. Dış uzayda çalışmak üzere tasarlanmıştır. İnsanlı ya da insansız olabilirler. İletişim, Dünya gözlemi, hava durumu, navigasyon, uzay turizmi, uzay savaşları, uzay kargosu vb. durumlar için kullanılmakta ve ilerleyen yıllarda daha fazlası için kullanılacak, araçların,  motorların ve savaş aletlerinin yaptığı karada havada ve denizdeki işlemler, uzayda, uzay araçları tarafından yapılacaktır. Alman yapımı V-2, 1944 yılında Doğu Prusya’dan fırlatılarak 189 KM yüksekliğe ulaşıp tarihteki ilk uzay aracı olma ünvanını almıştır. En hızlı uzay aracı Helios I ve Helios II Güneş Sondalarıdır. 252,792 KM/S

 

Çeşitleri: İnsanlı ve İnsansız Uzay Araçları, Uzay Uçakları, Uydular, Ay Sondaları, Gezegen Sondaları vb.


Başlıca Çeşitleri

Uzay Sondası: Dünya’nın çekiminden kurtulup çeşitli gezegenlere, yıldızlara veya uzay boşluklarına gönderilerek veri toplamaya yarayan araçtır. Halihazırda etkin 20 adet uzay sondamız vardır. İlk Uzay Sondası Rusya tarafından üretilen LUNA 1’dir.

Uzay Teleskobu: Yeryüzünde bulunan teleskoplardan çok daha uzakları görmeyi sağlayan, uzayda belli bir yörüngede dolanan güçlü araçlardır. Güneş, gezegenler, kuyruklu yıldızlar, asteroitler, gök cisimleri, gökadalar ve uzay hakkında çok önemli gözlemler yapılmasında kullanılıyor. Halihazırda etkin 10 kadar uzay teleskobumuz vardır. Hubble Uzay Teleskobu en büyüğüdür.

Hubble Uzay Teleskobu


Uzay Mekiği: İlk defa 1981 de NASA tarafından kullanılmaya başlanan uzay araçlarıdır. Amacı uzaya gönderilen aracın tekrar tekrar kullanılmasını sağlamaktadır. Sonradan yapılan araştırmalar ışığında eski tip roketlere göre daha maliyetli olduğu anlaşıldı çünkü kullanıldıktan sonra uzun süreli ve pahalı bakımlara ihtiyacı vardı. ABD uzay mekikleri tasarımlarının hatalı olduğu ve güvenli olmadıkları gerekçesiyle eleştirilmiştir. Kaza durumunda personeli kurtaracak bir tahliye sistemi yoktur(Apollo’da vardır). Hizmete alınan beş Uzay Mekiğinden ikisi kazalar sonucunda yok olduğundan ötürü artık Uzay Mekiği üretimi durdurulmuş ve 2012’den itibaren kullanımda olanlar rafa kaldırılmıştır.

Columbia Mekiği İniş Sırasında


Uzay Roketi: Belirli bir hedefi olan, farklı tanklarda depolanan oksijen ve yakıtı yakarak uzaya veya havaya gönderilen, sivil veya askeri amaçla kullanılan araçlardır. Uzaya yollanan uydu roketleri ile havai fişekler aynı mentalitede çalışırlar. Taşıdıkları yakıtın yanmasıyla oluşan gazlar hızla genleşir, genleşme gücü gazları büyük bir basınçla geriye püskürterek roketleri iter.

Roketler, birkaç kademeden oluşurlar; en altta bulunan bölüm roketin kalkmasını sağlar ve yakıt bitene kadar roketi yukarıya doğru iter. İkinci kademe bulunan motorlar devreye girdiğinde yandaki veya alttaki itiş güçleri roketten ayrılır ve roket uzaya çıktığında daha hafif olmasını sağlar. Roketler uzay mekikleri değildir, çoğunlukla tek bir defa kullanılırlar (Elon Musk bu durumu değiştirdi). İlk Roket 13. Yüzyılda Çin’de yapılmıştır. Yakıt olarak barut kullanılmış, önce bayram ve dini törenlerde eğlence amaçlı kullanılmış olup, zamanla savaşlarda ve uzay görevlerinde kullanılmaya başlanmıştır.

Falcon Heavy Uzay Roketi


Uzay Kıyafetleri: Astronot giysileri olarak da adlandırılmaktadır. Hafif, dış etkilere dayanıklı, konforlu, gerilme kuvvetine dayanıklı, sıcaklık dengeli vb. özelliklere sahiptir. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi amacı astronotun yaşam koşullarını en optimal düzeyde tutmaktır. Eğer uzayda giysiniz yoksa 15 saniyede bilincinizi kaybeder ve sonrasında ölürsünüz.

Uzay Madenleri: Uzayda dolanan asteroit kuşakları vardır, bu kuşakların içinde de çeşitli gök cisimleri bulunur. NASA 2017’de bir göktaşında 10 bin katrilyon dolar yani dünya ekonomisinin 137 katı değerinde nikel, demir ve altın gibi maddelerin bulunduğu açıkladı. Dünya ekonomisi sadece 73.7 Trilyon dolar iken, uzay madenciliğine geçilmesi ve çeşitli gök cisimlerinin ele geçirilmesi ile dünyadaki düzen alt üst olacaktır. Bunun yanı sıra güneş sistemimizde bulunan çeşitli gezegen veya cüce gezegenlerdeki elmas yağmurları hatta ve hatta dünyadan 2 kat büyük elmas gezegen olarak bilinen 55 Cancri e, ilerleyen yüzyıllarda dünyadaki işlerin kızışmasına sebebiyet verecektir.


Uluslararası Uzay İstasyonu(ISS): Bilim ve Mühendisliğin gelişimi için uzayda bulunan, araştırma ve geliştirme süreci yürüten, 15 ülkeyi temsilen bulunan ve 5 farklı uzay ajansı tarafından tasarımı ve üretimi gerçekleştirilmiş yapıdır.(ABD, Rusya, Avrupa Uzay Ajansı, Kanada, Japonya* Türkiye resmi olarak AUA üyesi değildir fakat destekte bulunmuştur.)

 

ISS yeryüzünden 400 KM yükseklikte bulunmaktadır. Dünya çevresinde 28 bin KM/S hızla dönmektedir her 90 dakikada bir tur anlamına gelmekte.

Üretildikten sonra uzaya parça parça gönderilerek orada yapımı tamamlanmıştır. Günümüzde istasyonun dışında bulunan robotik yapılar yeni gelen modülleri ilgili yerlere monte etmektedir. İlk ekip 3 kişiden oluşurken büyüme ve gelişim sağlandığından 6 kişiye çıkarıldı. Enerjisi 262.400 adet hücreden üretilmiş panellerden güneş aracılığıyla sağlanmaktadır. 73 Metre uzunluğundadır ve bu Boeing 777 uçağının kanadından büyüktür.


Uzay Aracı Teknik Özellikler

Hız: ATLANTİS isimli STS-135 Kod Adlı Uzay Aracı dünya yörüngesine oturduktan sonra 28 bin KM/S(Mach 22, ses hızı) hızına ulaşabilmekte, bu hız mürettebatın her 45 dakikada güneşin doğuşunu ve batışını izlemesi gibi akıl almaz bir hızdır. Belirtmeliyiz ki günümüzdeki en hızlı uçak SR-71 Blackbird Mach 3 yani 3500 KM/S hıza çıkabilmektedir. En hızlı araba ise Hennessey Venom F5 484 KM/S çıkabilmekte.

Mesafe: Yukarıda da bahsettiğimiz gibi uzay araçları oldukça yüksek hızlara erişebilmektedir.  Dünya etrafında dolanan uzay araçlarının kat ettikleri yol 826.7 Milyon KM olarak ölçülmüş. Bu mesafe Dünya ve Jüpiter arasındaki mesafeden tam 1.3 kat daha fazla.

 

Şunu da eklemek isterim; Uzay Aracı New Horizons, NASA tarafından 2006 yılında Plüton u incelemek için gönderildi ve 2015 de görevini tamamladıktan sonra Güneş Sistemi sınırlarına ulaşmak amacıyla ilerledi ve Kuiper Kuşağı’na ulaştı ve oradaki iki nesnenin resmini çekti.

New Horizons, bu resimleri tam 6.12 Milyar KM uzaktan çekmiştir. Bundan önceki en uzak çekilmiş resim ise Voyager 1 aracına aittir ve 6.06 Milyar KM uzaktan çekilmiştir. Soluk Mavi Nokta olarak adlandırılmıştır.


 

Kuiper Kuşağı, Güneş Sistemi’nin sınırlarında dönen gezegene benzeyen nesnelerin bulunduğu yerdir. Gözlerimizle görmek günümüz şartlarında mümkün değildir. New Horizons isimli Uzay Aracı bizim yerimize yukarıda paylaştığım 2 nesnenin yani 2012 HZ84 ve 2012 HE85 isimli nesnelerin resimlerini bizimle paylaştı.

 


 

Termal Dayanıklılık: Uzay Araçlarının etrafı 30 bin adet sıcağa dayanıklı levhalar ile çevrilidir. Bu levhaların özelliği, sizin de tahmin edebileceğiniz gibi çok yüksek sıcaklıklara karşı dayanıklı olması ve bu sıcaklık geçtikten bir dakika sonra dokunulabilecek soğuk bir yüzeye sahip olmasıdır.

 

Ağırlık: Yapılmış en ağır uzay aracı 80 bin 700 KG ağırlığındadır. Bu da 13 afrika filine eşittir. Mavi Balina ise 30 Metre boy ve 200 bin KG ağırlığa sahiptir.

Yakıt: Araçların Uzaya çıkabilmesi için Dünya’nın kütle çekimini yenmesi gerekmektedir. Bu süreçte uzay araçlarına yardımcı roket motorlar takılır ve uzaya girildikten sonra bırakılır. (Elon Musk Bu itici roketlerin tek kullanımlık olmaması için üstün bir teknoloji geliştirmiş ve roketleri rampalarına geri indirecek yapay zeka teknolojisini geliştirmiştir.)

 

Uzay araçlarında katı sıvı ve gaz yakıtlar kullanılmaktadır. Katı yakıtların sağladığı itici güç yüksek olduğundan fırlatış sırasında kullanılır. Sıvı yakıtlar uzay araçlarının momentumunda değişime sebep olacağından belirli bir irtifaya yükseldikten sonra kullanılır, genellikle sıvı hidrojene başvurulur. Gaz olarak hidrojen kullanılabilir fakat Hidrojenin çok hafif ama çok güçlü ve tehlikeli olduğunu söylemek isteriz. Oksijenle tepkimeye girdiğinde ortaya çıkar. Hidrojen ve Oksijen ancak çok düşük sıcaklıklarda sıvı olarak depolanabilir, çok yüksek sıcaklıkta ise metalden üretilen yakıt tankının kırılganlığa ve daha çeşitli sorunlara sebep olabilmekte ve maddiyatın yükselmesine yol açmaktadır.


Uzay Aracı Mezarlığı

İnsanlar gibi uzay araçları da ölümü tadıyor ve tadacak. NASA Latince’de hiç kimse anlamına gelen, en yakın zemine 2500 KM uzakta bulunan Nemo adasında kullanım miadını yitirmiş araçları gönderiyor. Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Amerika arasındaki bölgede bulunuyor. 

Teknoloji gördüğünüz gibi yıllar boyunca gelişti ve gelişmeye de devam edecek, peki bizim buradaki yerimiz ne olacak? Kendi ideallerimiz, hedeflerimiz ve hayallerimiz, isteklerimiz, vizyonumuz ve misyonumuz? Biz kimiz? Ne olmak istiyoruz? Neden geldik? Nereden geldik? Nereye gideceğiz? Bu soruların cevabı dünyanın evrendeki yeri kadar bilinmez olabilir. Peki bu bilinmezliğin içinde, kaybolmak veya yok olmak, pes etmek zorunda mıyız? Tabii ki hayır. İnsanlık, insanlığın ilerlemesi için kendi aralarındaki rekabetin kızışmasıyla sürekli yol alıyor. Bizim yapmamız gereken ise kendi çıkarlarımızdan vazgeçip, insanlığın, çocuklarımızın ve torunlarımızın gelecekleri için yaşanabilir bir dünya, güneş sistemi, galaksi ve evren oluşturmak. Şu sözle bitirmek istiyorum;

 

Evren Sınır Koymaz, Biz İnançlarımızla Sınırlarız Kendimizi.

Jack E. Addington


Yazar: Mert KOŞAR

Yorum Bırak ;

E-mail hesabınız yayınlanmayacaktır.

Belki İlgini Çeker ;

En Yeniler

Havacılık Psikolojisi Uçan Blog
Havacılık Psikolojisi Uçan Blog